21.11.2014 tarihindeki yardım tutanağı

21.11.2014 Cuma günü, Cuma Namazını M.......

Aralık Ayı Hutbeleri

Aralık Ayı Hutbeleri .......

Kasım Ayı Hutbeleri

Kasım Ayı Hutbeleri .......

Umre Görevli Seçimine İlişkin Hususlar

Din Görevlisi Olarak Görevlendir.......

Ağustos Ayı Hutbeleri

Ağustos Ayı Hutbeleri   .......

Yaz Kuran kursuna 2. dönem öğrenci kayıt (2)

 Yaz Kur’an kursları, 23 Haziran&nda.......

Temmuz Ayı Hutbeleri

  Temmuz Ay.......

Yaz Kuran Kursu Tahakkuk Beyanı Tarifi

Yaz kuran kursunda tahakkuk beyanı her ayın son.......

  • 21.11.2014 tarihindeki yardım tutanağı

  • 21.11.2014 tarihinde Cuma Günü Okunacak Hutbe

  • Aralık Ayı Hutbeleri

  • Kasım Ayı Hutbeleri

  • Umre Görevli Seçimine İlişkin Hususlar

  • 2014 yılı 4. dönem Hutbe Konuları ve Hutbe Yazacakların İsim Listesi

  • Ağustos Ayı Hutbeleri

  • Yaz Kuran kursuna 2. dönem öğrenci kayıt (2)

  • Temmuz Ayı Hutbeleri

  • Yaz Kuran Kursu Tahakkuk Beyanı Tarifi

CAMİLERDE KURAN ÖĞRETİMİ KURS ÖĞRENCİ BİLGİ GİRİŞİ

   2012 yılında CAMİLERDE KURAN ÖĞRETİMİ

KURSU açanlar öğrencilerini  http://egitimportali.diyanet.gov.tr/   

adresinden mutlaka girmelidirler. 

Açılan sayfada kullanıcı adı olarak öğretici kendi  T.C sini  ŞİFRE olarakta dairenin  Tel nosu (417 14 43) girilecektir. Şifrenin altındaki kutucuğun içindeki sayılar cevap kısmına yazılarak tamam butonuna basılacak. Açılan sayfada  bulunan öğrenci işlemleri bölümünden uzun dönem Kur'an Kursu kayıt bölümüne girilecek çıkan ekrandan CAMİ'DE KUR'AN ÖĞRENEN ÖĞRENCİ EKLE bölümünden kursun düzenlendiği cami adı yazılacak sonra öğrencinin bilgileri T.C si girildikten sonra  sorgula butonuna basılacak, adres bölümüne sadece mahalle veya köy adı yazılacaktır. Diğer bilgileri eksiksiz olarak doldurulacak ve tamam butonuna basılacaktır. 

 

 

VEDA HUTBESİ

VedaHutbesi

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamıyacağım.

"İnsanlar!

"Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur

"Ashabım!

"Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizin yaptığınız olayı sorguya çekecektir. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

"Ashabım!

"Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

"Ashabım!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

"Ey insanlar!

"Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izininiz olmadıkca evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukca yolunuzu hiç şasırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-ı Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslümana kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse başkadır.

"Ey insanlar!

"Cenab-ı Hakk her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirascıya vasiyet etmeye lüzüm yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, Allah'ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı Hakk, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.

"Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

  • Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.

  • Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.

  • Zina etmeyeceksiniz.

  • Hırsızlık yapmayacaksınız.

  • "İnsanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir.

    "İnsanlar!

    "Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

    Saheb-i Kiram birden şöyle dediler:

    "Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye şehadet ederiz!"

    Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şehadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu:

    "Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab!"